20 Ekim 2010 Çarşamba

Mescidi Aksa ve Kubbetüs Sahra

Mescid-i Aksa El-Cedid   (1800'lü Yıllar)
 
Mescid-i Aksa El-Cedid   (2000'li Yıllar)
 
Mescid-i  Aksa'nın (El-Cedid)  İçi
 
Mescid-i Aksa'nın (El-Kadim)  İçi
 
MESCİD-İ AKSA VE KUBBETÜ-S SAHRA
Tarihi
Kudüs ve Mescid-i Aksa tarihte büyük savaşlara sahne olmuş ve İslamiyetin ilk Kıblesi olan  o mübarek topraklar.
Mescid-i Aksa yada Beytü’l – Makdis, tarihte ilk olarak Hz. Adem A.S. tarafından yapıldığı rivayet edilir.  Sonrasında ise Hz. İbrahim A.S. tarafından yeniden inşa edilmiştir. ALLAH (CC) doğrusunu bilir. 
Hz. İbrahim tarafından yapılan Mescid-i Aksa, günümüze  kısmen ulaşmış olan El-Aksa El-Kadim mescididir. Yani aslında bugün 2 tane Mescid-i Aksa vardır. Biri Hz. Adem, Hz. İbrahim ve son olarakta Hz. Süleyman tarafından yapılan Mescid-i Aksa El-Kadim denilen eski mescid, diğeri eski mescid üzerine Selahattin Eyyubi tarafından yaptırılan Mescid-i Aksa El-Cedid olan yeni Mescid.
Hz. İbrahim’den yaklaşık 1000 yıl sonra Hz. Davut A.S. yıkılan Mescid-i Aksa’nın yeniden yapımına başlamış ama bitiremeden vefat etmişti. Hz. Davut  oğlu Hz. Süleyman’a Beytü’l -  Makdis’i tamamlamasını vasiyet etmişti.
Hz. Süleyman A.S. Mescid-i Aksa El-Kadim’i her iki tarafa doğru büyüterek kıymetli taşlarla bezemiş ve o zamanki yeryüzünün en süslü, en gösterişli mabedini yapmıştı.
Kudüs ve Mescid-i Aksa sırasıyla M.Ö. 586'da Babilliler, M.Ö. 168'de Helenler ve M.Ö. 63 yılında Romalılar tarafından  işgal edildi, yakıldı ve yıkıldı. Bu savaşlardan sonra Beytü-l Makdis’ten geriye bir duvar ve yıkıntılar kalmıştı. Bu duvar Hz. Süleyman mabedinden ayakta kalan ve yahudilerin altında ibadet ettikleri yer olup Ağlama Duvarı diye tabir edilen yerdir.
Kubbetüs-Sahra ile Mescid-i Aksa Arasında Kalan Ağlama Duvarı
 
Hz. Ömer (R.A.)
Kudüs 634 yılında ilk kez İslamiyet ile şereflendi. Halife Hz. Ömer R.A. Kudüs’ü feth ederek İslam topraklarına kattı. Hz. Ömer R.A. ilk olarak Beytü’l Makdis’i ve Muallak Kayasının(Sahra) bulunduğu Harem-i Şerifi temizledi ve Sahra üzerinde namazgah tarzında bir mescid yaptırdı.
Emeviler döneminde Halife Abdülmelik bin Mervan,  Sahra Mescidini büyütüp yenileyerek Ömer Cami olarakta anılan Kubbetü’s-Sahrayı yaptırmıştır.
1095 yılında büyük bir Haçlı saldırısına uğrayan Kudüs hıristiyanların eline geçti. Hıristiyanlar ilk olarak Mervan'ın yaptırdığı Sahra Mescidini(Ömer Cami) yıkmışlar ve yerine büyük bir kilise yapmışlar, kubbesinede büyük bir haç asmışlardı.
Kubbetü-s Sahra 1800'lü Yıllar 
 
Kubbetü-s Sahra 2000'li Yıllar
 
Kubbetü-s Sahra ve Çevresi
 
Kubbetü-s Sahra İçi
 
Selahattin Eyyubi
İslamın  büyük komutanlarından Selahattin Eyyubi,  1187 yılında tekrar Kudus’ü fetih ederek İslam topraklarına katmıştır.Haremi Şerife giren Müslümanlar ilk olarak hrıstiyanların kilise olarak kullandıkları Sahrâ kubbesinin üzerine çıkmışlar ve büyük altın haçı sökerek sahrayı tekrar islamlaştırmışlardır.
Selahattin Eyyubi, Mescid-i Aksa El-Kadim’i haçlardan, çanlardan temizlemiş ve üzerine Mescid-i Aksa El-Cedit’i inşa etmiştir. Ayrıca sahra üzerindeki kiliseyi yıkmış ve yerine muhteşem Kubbetü-s Sahra’yı yaptırmıştır. Bugünkü Mescid-i Aksa ve Kubbetü-s Sahra yapıları Selahattin Eyyubi’nin yaptırdığı yapılardır.Allah (CC) ondan razı olsun.
Müslümanların İlk Kıblesi
Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa idi ve namazlar Kıbleteyn'e kadar Mescid-i Aksa'ya doğru kılınıyordu. Ashabı Kiramdan Ebu Zerri'l Gıfari der ki: Ya Resulallah! Yeryüzünde ilk kurulan mescid hangisidir diye sordum.
Resulallah Aleyhisselam: Mescid-i Haram'dır buyurdu.
Sonra hangisidir diye sordum: Mescid-i Aksa'dır buyurdu.
Mescid-i Aksa ile Kubbetü-s Sahra Birlikte
 
İsra Yada Miraç Hadisesi
Kudüs'ün özellikle Haremi Şerif alanının İslamiyetteki önemi, Miraç olayının burada gerçekleşmiş olmasıdır. Hz. Peygamber, Hicret'ten bir yıl kadar önce Recep ayının 27. gecesinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya gelmiş, buradanda Allah katına çıkarılmıştır. Bu olay Kuran-ı Kerim'de İsra suresinde şöyle bildirilir.
İsra Suresi-1 : Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye Muhammed kulunu Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O gerçekten her şeyi işitendir, görendir.
Allac (CC), ayette Mescid-i Aksa'nın ve çevresinin mübarek kılındığını bildirmiştir. Mescid-i Aksa Beytü-l Maktis'tir yani Mukaddes Ev demektir. Nitekim Miraç ile ilgili hadiste Hz. Peygamber(A.S.) Burak'a bindim, Beytü-l Makdis'e vardım buyurmuştur.
Hacer-i Muallak
Hacer-i Muallak'ın kuzey-güney çapı 18 metre, doğu- batı çapı 13.5 metre uzunluğunda. Mübârek taşın en yüksek yeri ise yerden 2 metre, en alçak yeri yerden 1.25 metre yüksekliğinde.
 Miraç Gecesi, Peygamber Efendimiz Göğe yükselirken ayaklarının altındanki kaya parcası da onunla birlikte kopmuş ve yükselmeye başlamış. Peygamber Efendimiz, bunu fark edince kayaya, “Dur!” diyor, bu noktada kaya havada asılı kalıyor. Onu havaya kaldıran kudretle, dur diyen güç arasında kalıyor. Bu yüzden, bu kayaya “Muallak Taşı” adı verilmiştir. Miraç olayının gerçekleştiği Muallak Taşı, bugün Kubbetü-s Sahra içinde bulunmaktadır.
Muallak Kayası

 
Muallak Kayasına Giriş
   
 
.
KUDÜS SAVAŞINDA OSMANLI ALAY SANCAĞI



KUDÜSTE TÜRK ASKERLERİ DENETLEMEDE


ENVER PAŞA VE CEMAL PAŞA KUDÜSTE


TÜRK ASKERLERİ CEPHEDE İNGİLİZ ASKERLERİNİ BEKLİYOR



Kudüs Savaşı
Kudüs’ün Kaybedilişinin Hazin Öyküsü
 
Yavuz Sultan Selim, 1516'da Mısır seferi için İstanbul'dan hareket ettiğinde hedefinde iki şehir vardı: Kudüs ve Kahire...
Yavuz,   Halep yakınlarındaki Mercidabık'ta  Kölemen ordusunu yendikten sonra Halep’i ardından Şam'ı teslim almış, üç ay sonrada Gazze önündeki cılız direnişi aşarak  törenle Kudüs'e girmişti

1516 yılında Türk ordusu şenlik alayı ile girdiği bu kutsal toprakları tam dört asır sonra
9 Aralık 1917'de geride yüzlerce eser ve kahramanlık öyküleri bırakarak terkediyordu. 

1917 Ekim'inde
General Allenby komutasındaki 138.000 kişilik işgalci İngiliz ordusu Gazze'yi kuşattığında Kudüs’ün akıbetide belli olmuştu. Alman subaylarının da yer aldığı Türk Ordusunun hali içler acısıydı. Siperdeki askerin üzerinde neredeyse elbise kalmamıştı . Düşman ateşiyle parçalanan kum torbalarının çaputları, yırtılmış kıyafetleri yamamak için kullanılıyordu. Kumanya olarak nohut ya da fasulye dağıtılan erler bakliyatın çiğ olarak dağıtılması dolayısıyla başlarının çaresine bakmak zorundaydılar.. Bu durumdaki kahraman Türk askerleri kuşatmaya ancak üç ay direnebildi ve sonunda İngiliz 20. Kolordusu karşısında çekilmek zorunda kaldı.

Türk birlikleri geriye çekilirken amaçları Yarmuk Nehri'ni geçip orada direnmekti. Bunu sezen İngilliz Albay Lawrence,  Şerif Hüseyin liderliğindeki hain Arap gruplarla işbirliği yaparak, demiryolu ve köprülere sabotajlar yaptılar, erzak depolarına saldırdılar. Türk Ordusu içerden Araplardan, dışarıdan ingilizlerden büyük bir kuşatma altındaydı; ancak buna rağmen  teslim olmuyorlardı.
General Allenby anılarında bu tabloyu şöyle çiziyor:
"Türkler ürküten, delice bir mücadele gücüne sahip. Savaş kabiliyetlerini tamamen yitirdiler ama hala çarpışmaya devam ediyorlar. Bir avuç Türk'ün siperlerde mahpus olduklarını bile bile ateşi kesmemeleri yüzünden zaman kaybediyoruz."
İngiliz birlikleri 16 Kasım'da Kudüs'ün liman şehri Yafa'ya çıktılar.  Türk askerleri burada üç hafta boyunca göğüs göğüse savaşıyor ve kahramanca direniyordu.
Sadece Kudüs savunmasında 30.000 vatan evladı şehit düştü.
Osmanlı Ordusunun Zeytin Dağı eteklerinde haftalarca süren savunmasından sonra Kudüs düşmüştü.
9 Aralık 1917'de Osmanlı Askerleri Kudüsü ağlayarak terkediyordu.
Ve ogünden bugüne Filistin hala ağlıyor.

11 Aralık günü Kudüs’e giren İngiliz General Allenby. .
Artık burada Türkler olmayacak." diyordu.

İşte Kaybedilen Kudüs’ün hazin hikayesi. Allah(CC) Kudüs şehrinin tekrar Müslümanların olmasını nasip eylesin Amin….
OSMANLI SÜVARİ BİRLİKLERİNİN HUCUMU
 
OSMANLI ASKERLERİ HARCİRA CEPHESİNDE



KUDÜS YAKINLARINDA OSMANLI SÜVARİ ASKERLERİ


GAZZE CEPHESİNDE MAKİNALI TÜFEK BÖLÜĞÜ


OSMANLI ASKAELERİ LUT GÖLÜNE TEKNE TRANSFERİ YAPIYOR


OSMANLI ASKERLERİ CEPHEDE


TÜRK TOPÇUSU HARCİRA CEPHESİNDE

GÖNÜLLÜ ARAP ASKERLERİ

BATI ŞERİA BÖLGESİNDEKİ EKMEK FIRINLARI


KUDÜSTE CEPHE HASTANESİ


KUDÜS KALESİ VE TÜRK BAYRAĞI

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme