20 Ekim 2010 Çarşamba

Peygamber Mescidinin Sırları

MESCİDİ NEBEVİ KROKİSİ




 
PEYGAMBER MESCİDİNDEKİ SÜTUNLAR

1. TOPLANTI SÜTUNU 
Hücre-i Saadet ile Ravza arasındaki bir nolu sütun:
Hz. Peygamber bu direğin bulunduğu yerde Medine’ye gelen heyetleri, elçileri ve misafirleri kabul ederdi.Ayrıca ashabın ileri gelenleri ile de burada toplanır ve önemli kararları burada alırdı.Bu nedenle buraya Heyetler Sütunuda denir.
 
2. MUHAFIZ SÜTUNU 
Toplantı sütununun güney tarafındaki iki nolu sütun:
Hz. Ali ve emrindeki sahabeler Hz. Peygamberi korumak için burada otururlardı. Hz. Ali, Peygamber efendimizin özel muhafızlığını yapardı. Hz.Ali ile ilgili hatıralar taşıyan bu sütuna Ali Sütunu da denilir.
Maide Suresinin 67. ayeti nazil olunca Rasulullah Efendimiz evinden çıkmış ve müminlere "Ey insanlar beni korumak için bir daha buraya gelmeyin, bundan böyle beni Allah (CC) koruyacaktır" demiştir. 
Maide Suresi 67. ayetin meali: Ey resul rabbinden sana indirileni tebliğ et şayet bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah kâfirler topluluğunu hidayete eriştirmez.

3. İTİKAF SÜTUNU 
Muhafız sütununun güney tarafındaki üç nolu sütun:
Hz. Peygamber Efendimizin itikafa girdiği yerdir.Peygamber Efendimiz burada hurma dallarından ve yapraklarından yapılan bir sedirde oturur, ibadet eder ve istirahat ederlerdi.
Peygamberimizin İtikafa girdiği bu yere Serir Sütunuda denir.
 
4. TEVBE SÜTUNU (EBU LUBABE DİREĞİ)
Muhafız sütununun batı tarafındaki ilk sütun:
Hendek savaşında Mekkeli müşrikler Müslümanlarla savaşmak için Medine’yi kuşatmışlardı. Medine’de yaşayan Yahudi Beni Kureyza kabilesi Medine’yi savunmak için Müslümanlar ile anlaşma yapmışlardı. Yahudiler savaş başladıktan sonra Müslümanlarla anlaşma yapmalarına rağmen hainlik yaparak Mekkeli müşriklerle işbirliği yaptılar.
Hendek savaşının sonunda Müslümanlar galip gelince Hz. Peygamber Yahudilerin bu tutumuna çok kızdı ve bunlara ceza verilmesini istedi. Yahudiler kendilerine nasıl bir ceza verileceğini öğrenmek için sahabeden Ebu Lubabe ile istişare yaptılar. Bu ara Ebu Lubabe farkında olmadan kendilerine nasıl bir ceza verileceği gibi bazı önemli bilgileri Yahudilere söyledi.
Ebu Lubabe birden hata yaptığını ve Hz. Peygambere ihanet ettiğini anlayınca Mescidi Nebeviye geldi ve kendisini bir direğe bağlayarak Allah tarafından tövbesi kabul edilene kadar hiçbir şey yiyip içmeyeceğine dair yemin etti.
ALLAH (CC) 7 gün sonra Ebu Lubabenin tövbesini kabul etmiştir ve bu konu ile ilgili Enfal Suresi 27. ayet nazil oldu. Bunun üzerine bizzat Hz. Peygamber Ebu Lubabeye tövbesinin kabul edildiği müjdesini vererek iplerini çözdü.

Bundan dolayı bu sütuna Tevbe Sütunu denir.
Enfal Suresi 27. Ayet Meali: Ey iman edenler Allah ve resulüne ihanet etmeyiniz. Emanetlere de ihanet etmeyiniz.


5. HZ. AYŞE SÜTUNU (MUHACİR DİREĞİ)

Hücre-i Saadet tarafından üçüncü ve minber tarafından üçüncü olan sütun:
Hz. Ayşe validemizin bildirdiğine göre Hz. Peygamber burası Mescidi nebevinin en önemli noktalarından biridir demiştir.

Peygamberimiz (SAV) kıblenin değiştirilmesinden sonra iki yada üç ay süreyle bu sütunun olduğu yeri mihrap olarak kullanmıştı.Daha sonra ise Muhallaka sütunun bulunduğu yer mihrap olarak kullanılmıştır. 
Hz Ayşe’nin rivayet ettiği bir başka hadisi şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur. "Mescidimde bu sütunun yanında bir yer vardır ki, insanlar onun faziletini bir bilselerdi orada namaz kılabilmek için aralarında yarışırlardı’’
Ayrıca Mekke’den gelen muhacirler burada toplanır ve bir araya gelirlerdi. Onun için buraya Muhacirin Sütunu da denir.
 
 
6. MUHALLAKA SÜTUNU (AĞLAYAN KÜTÜK)

Peygamber mihrabının bitişiğindeki sütun:
Mescidi  Nebevi, ilk inşa edildiği zamanlarda Peygamber efendimiz hutbesini bir hurma kütüğüne dayanarak okuyordu. Bu kütük yıllarca Sevgili Peygamber(sav)’in sesini ve nefesini dinlemişti.
Mescide Cuma namazını kılmak için gelenlerin sayısı günden güne artmaktaydı. Cemaatten birisi Peygamber Efendimize
-Ya Rasulullah! Cemaat gün geçtikçe daha da artıyor.Arka tarafta namaz kılanlar seni görmekte ve sesini duymakta zorluk çekiyorlar.Dilerseniz size bir minber yapalım.Siz de onun üzerine çıkarak cemaate seslenin.
Hz.Peygamber bu fikre sıcak baktı ve sonraki cumaya üç basamaklı bir minber yapıldı.Hz.Peygamber hutbe okumak üzere minbere çıktığı esnada mescidin içerisinde ağlama sesine benzer bir inilti duyulur
Herkes mescidde  iniltinin nereden geldiğini ararken bu iniltilerin hurma kütüğünden geldiği fark edilir. Belliki kuru hurma kütüğü bile onun ayrılığına dayanamamıştır.Bunun üzerine Sevgililer Sevgilisi(sav) minberden iner, o kütüğün yanına gelir, okşar, teselli eder ve cennette dikilip sonsuza kadar müminlere hurma verecek bir ağaç olacağını müjdeler.Kütüğün inlemeleri yavaş yavaş azalır ve susar...

Peygamber(sav)’imiz daha sonra tekrar minbere çıktı ve  hutbesini irad etti ve Allah'a hamd-ü senada bulunup şöyle dedi:

Doğrusu şu hurma kütüğü benim ondan ayrılışıma dayanamadığı için ağladı ve bana olan özleminden inledi.Vallahi yanına varıp onu teskin etmeseydim iniltisi kıyamete kadar kesilmeyecekti.
Hasan Basri(ra) yıllar sonra bu olayı anlatırken ey Müslümanlar kuru kütük bile ALLAH elçisinin sevgisinden, hasretinden ağlayıp inliyor... YA SİZ İNSAN OLARAK NE YAPIYORSUNUZ. der.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme